Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00MÜMÜRET TV'den herkese merhabalar. Bugün sizlerle birlikte İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kabaoğlu'yla birlikte kendilerine ve yönetimine aşılan iddianame ile ilgili konuşacağız.
00:26Konuğumuz İbrahim Kabaoğlu. Hoş geldiniz İbrahim Bey.
00:29Hoş bulduk. İyi yayınlar diyorum Ufuk Bey.
00:31İyi yayınlar. Nasılsınız?
00:33Teşekkürler. Sizler de iyisiniz umarım.
00:35Ben de iyiyim. Şimdi çok hızlı isterseniz hemen giriş yapalım. Şimdi Sayın Kabaoğlu hakkınızdaki bu iddianame hakkında neler düşünüyorsunuz? Nasıl değerlendiriyorsunuz?
00:45Tabii hangi iddianame bilmiyorum çünkü hakkımızda çok sayıda iddianame hazırlandı, davaname hazırlandı.
00:52Diyebiliriz ki İstanbul Barosu'nun tarihinde ilk kez bu şekilde büyük operasyonlar söz konusu.
01:03İstanbul Barosu biliyorsunuz 147 yıllık bir tarihe sahip, Osmanlı Devleti ve Cumhuriyet tarihi olmak üzere.
01:11Fakat 22 Aralık'tan bu yana hazırlanan iddianamelerin sayısını bilemiyoruz.
01:18Bilemiyoruz çünkü basına servis ediliyor.
01:22Biz hukukçular ve ben aynı zamanda öğretim öğlesi olarak yetiştirdiğimiz hukukçular kararlarıyla konuşuyorlar.
01:31Medyaya kararlarını, iddialarını, fezlekelerini servis etmezler.
01:39Bu bakımdan size şu anda tümüyle sağlıklı bilgi verebileceğim kanaatimle değilim.
01:46Çünkü 22 Aralık 2024 günü de İstanbul Bas Savcılığı'nın İstanbul Barosu yöneticileri hakkında soruşturma başlattığını medyadan duyduk.
02:02Kamuoyundan duyduk ve ondan sonraki gelişmelerde hep böyle yasa dışı, anayasa dışı ve hukuk dışı bir süreçte yürütüldü.
02:14Neden? Çünkü hani belirttiğim gibi savcı soruşturma başlatabilir ama iki koşulu var.
02:23İlgili konuda acaba doğrudan soruşturma başlatma etkisi var mı? Bir.
02:28İkincisi varsa da soruşturma sonuç olarak kamuoyu önünde yapılan bir münazara değildir, bir tartışma değildir, siyasetçilerin atışması değildir.
02:41Bu anayasalar ve yasalar çerçevesinde yürütülmesi gereken resmi işlemlerdir.
02:47Şimdi burada şu var, bir. Mesela 22 Aralık günü medyaya servis edilen soruşturma başlatıldığı haberi bir kamuoyunu yanıltıcı bir haberdi.
03:01Çünkü savcılığın baro başkanından, baro yöneticilerinden, avukatlardan beyan almadan, kendi görüşlerini almadan ve artı adalet bakanının izni olmadan soruşturma başlatma etkisi bulunmuyor.
03:19Demek ki böyle bir durum var. İkincisi ise…
03:24Kusura bakmayın. Zaten konuşmak istediğimiz özellikle kısım şu, bu dün basına sızan yine bir konu.
03:32Basın yoluyla terör örgütü propagandası yapmak ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak suçlamasıyla 12 şer yıla kadar hem baro başkanı olarak siz hem de sizin yönetiminiz hakkında bir iddianame ortaya çıkmış.
03:48Güzel. Ben de oraya gelmek istiyordum zaten.
03:50Bu 22 Aralık günü bu iki nedenle kamuoyuna bir haber servis ediliyor. Biz hayır diyoruz.
03:58Ve sonra bunun yetkisiz olduğu anlaşılıyor. Adalet Bakanlığı'ndan sonradan izin alınıyor.
04:06Sonradan izin alındığı için biz yok hükmündedir dedik.
04:10Hukuken yok hükmündedir dedik ve 7 Ocak günü adliyeye bizim yine hukuka saygımız çerçivesinde gittik.
04:17Ama ifade vermeye değil sizin yaptığınız işlem hukuken yok hükmündedir demek için ve bu konuda açıklama yapmak için gittik.
04:26Fakat hızını alamadı savcılık. Bu kez aradan bir hafta geçti. 14 Ocak günü bu kez davaname açtı.
04:34Yine tamamen suçsuz sayılma hakkını ihlal etmek suretiyle görevden alınmamız üzerine.
04:41Ve bunun üzerine biz İstanbul Barosu 20 Ekim günü bizimle yarışan bütün gruplar, önceki başkanlar birleştik.
04:50Onlar hepsi seçimle gelen seçimle gider dediler ve o ortak irade sonucu olağanüstü genel kurul düzenledik.
05:00Yani 23 Şubat günü. İlginçtir 23 Şubat 22 Şubat günü tam bizim olağanüstü genel kurula bir gün kala yani 22 Şubat bu kez tam 2 ay sonra
05:12yine kamuoyunda Kaboğlu ve yöneticiler hakkında 12 şer yıl hapis istemiyle dava açıldı diye.
05:20Oysa böyle bir dava yok ortada. Bir talep var doğru bir iddianame var Bakırköy savcılığına hazırlanan iddianame ama izin verilmemiş.
05:30Yani ortada bize tebliğ edilen bir durum yok. Bir izin yok. Ondan sonra 12 yıl diye bir yerde yazmıyor böyle bir şeyi.
05:42Fakat demek ki birileri bunu basınla muhtemelen moda deyimli yandaş basın adı verilen olağanüstü genel kurula,
05:51kış koşullarında çok yoğun ilgi olduğunu gören çevreler herhalde yurt içinden ulusal ölçekte ve Avrupa ölçeğinde.
06:01O zaman herhalde acaba onu avukatları caydırabilir miyiz İbrahim Kaboğlu ve ekibini terörist olarak damgalayarak diye.
06:10Şimdi yaptık olağanüstü genel kurulumuzu avukatlık kanununa göre yaptık. Sonuç bildirgemizi yayınladık.
06:17Yani ortak irade ortaya çıktı. Hukuk yoluyla demokrasi dedik buna. Bu çok önemliydi 23 Şubat günü.
06:24Fakat 24 Şubat günü yine pazartesinden itibaren önceki günden bu yana yeniden bu 12 yıl şeyi çıktı.
06:3212 yıl hikayesi diyelim tırnak içerisinde. Sordum yönetim kurulu üyelerine sordum, avukatlarıma sordum.
06:40Böyle bir şey var mı dedim. Bir tebligat var mı dedim. Hayır bir tebligat yok dediler.
06:46Olan nedir peki? Olan şudur. Bizim de bilgimiz dahilinde hep 22 olarak gidiyoruz ya.
06:5222 Ocak günü Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından bir şey talepte bulunuyor. Soruşturma açalım diye.
07:03Yani bu konuda bir Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından bir savcı iddianame hazırlıyor.
07:10Ve bunun kabul edilmesine dair bir şeyde bulunuyor. Öneride bulunuyor.
07:1522 Ocak günü bize o tebliğ edildi. Şimdi düşünün 22 Ocak günü böyle bir iddianame var.
07:22Biz de tabii ki onun hazırlanması dava açılacağı anlamına gelmiyor.
07:29Bizden bu kez usule uyularak bizden görüş istedi. Biz beyannamelerimizi gönderdik.
07:36Ve bu beyanlar aslında henüz tamamlanmadı.
07:39Mesela ben yarın göndereceğim. Yarın göndereceğim ama tam da 22 Ocak'ın üzerinden bir ay geçiyor.
07:4722 Şubat günü böyle bir şey var deniyor. Şimdi süreç devam ediyor.
07:52Devam eden süreç dikkate alındığı zaman bunun şey yapılması.
08:01Şimdi böylece hani devam eden sürece rağmen bunun servis edilmesi tabii ki aslında bir tür halkı yanıltıcı bilgi demektir.
08:18Halkı yanıltmak amacıyla İstanbul Barosu'nu ve yöneticilerini saygısız, itibarsızlaştırmak amacıyla kamuoyuna verilen yanlış bilgilerdir.
08:31Ve tabii ki bugün ceza davası açılırsa anladık açabilirler. Çünkü süreç devam ediyor.
08:40Yarın açılırsa açabilirler ama bugüne kadar böyle bir durum olmadığı halde bunların basına yansıtılması varmış gibi bir ceza davası açılmış gibi sürekli basın tek yanlı olarak basına haber verilmesi
08:59Aslında yürütülen bu dava sürecinin ne kadar önyargılı, ne kadar ölç almak sahikiyle, ne kadar siyasal sahikle, ne ölçüde hukuk dışı ve anayasa dışı ceza muhakemesi kanunu dışı yürütüldüğünü
09:19ve yargının özellikle savın ve yargıcın bu konuda koşullandırıldığının bir göstergesi oluyor.
09:31Bu da tabii ki Türkiye'nin geldiği hukuk devleti eşiği açısından son derece üzücüdür, esef vericidir.
09:39Çünkü bilindiği gibi Türkiye'nin 200 yıllık bir hukuk ileşme ve modernleşme süreci var.
09:46Hele hele Cumhuriyet tarihi bakıldığı zaman hukuk devrimleriyle kazanımları çok güçlü.
09:52Şöyle düşünebiliriz, eğer İstanbul Barosu ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı avukatlık kanuna göre eşit protokol düzeyinde yer aldığına göre, eşit hukuki statüde bulunuyor olmasına karşın,
10:06Cumhuriyet Başsavcılığı kendisiyle eşit statüde yer alan bir İstanbul Barosu'na karşı ki İstanbul Barosu dünya ölçeğinde müstesna bir barodur, yani eşi benzeri yoktur.
10:19Buna karşı bu şekilde anayasa dışı, kanun dışı ve bir tür akıl dışı, yani akla ziyan süreç yürütüyorsa,
10:31o zaman ben bir hukukçu olarak, kıdemli hukukçu olarak ve en büyük hukuk kurumunun başında yer alan bir sorumlu olarak,
10:40vay yurttaşlarımızın, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının haline diyorum mağdur durumda olan yurttaşlar,
10:48eğer bir baro yöneticimine ve baroya koca, baro kamusal kişiliğine bu tür işlemler reva görülüyorsa,
10:55siyasal sahiplerle o zaman demokrat yurttaşlara, cumhuriyeti savunan yurttaşlara, insan haklarına dayanan,
11:04leit ve demokratik cumhuriyeti savunan yurttaşlara, yani daha doğrusu siyasal iktidar yanlısı olmayan yurttaşların
11:13yargılama sürecindeki durumlarını tahayyül etmek bile istemiyorum ve bu başlı başına daha üzücü bir durumdur.
11:23Yani bize yöneltilen bu suçlamaların vahameti, akıl dışılığı, hukuk bilimi dışılığı yanı sıra,
11:31Türkiye'nin içine düşürüldüğü, içine sürüklendiği bu adil olmayan durum, adaletsiz durum çok daha kaygı vericidir.
11:40Aslında ben de tam bu noktalara değinecektim. Zaten siz hepsini açıkladınız uzun uzun.
11:45Bu İstanbul Barosu'nu susturma bir girişimi olarak mı değerlendiriyorsunuz bunu?
11:51Ufuk Bey biliyorsunuz ben 27. dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeydim ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde
12:03aynı zamanda anayasa komisyonu, partimin anayasa komisyonu sözcüsüydüm ve bütün anayasaya aykırılık başvurularını
12:12gerek yasalara karşı gerekse cumhurbaşkanlığı kararnamelerine karşı son okumalarını ben yapıyordum.
12:19Ama 7249 sayılı yasa, yani baroları bölmeye yönelik yasayı başından beri yazarak resmi gazetede yayınlandığı gün bu yasanın
12:32hemen anayasa mahkemesine götürdük ve çoğunluk oyuyla reddedildi. Baroları parçalamak istediler.
12:41Ama bunu başaramadılar çünkü İstanbul'da 67 bin üyemiz var, 2 Nolu Baro'da ise belki de 3000'i geçmiyor.
12:51Ankara'da da durum aynı. Bu yolla başaramadılar baroları parçalamayı. Mecliste de direnmiştim.
12:57Hukukçuları parçalayamazsınız, hukuku parçalarsanız o zaman toplumda adaleti çökertirsiniz diye.
13:05İşte parçalayamadıkları hukuk kurumlarını şimdi bu şekilde anayasa dışı, hukuk dışı, demokrasi dışı yol ve yöntemlerle parçalamaya çökertmeye çalışıyorlar.
13:18Çünkü 20 Ekim günü seçimde belirlendik ve davaname açılınca bizim görevden alınmamıza dair bütün bize en karşıtı olan gruplar bile birleşti.
13:29Yaklaşık 10 grup birleşti. Hayır dediler seçimle gelen, seçimle gider. Bu demokrasinin kuralıdır.
13:36Öyle ya Türkiye Büyük Millet Meclisi 5 yıllığına seçildi anayasa madde 2'ye göre.
13:41İstanbul Büyükşehir Belediyesi örneğin bütün belediyeler 5 yıllığına seçildi yine anayasa madde 2'ye göre.
13:47Ve 5 yıl sonra görevleri bitecek. Biz de aynı maddeye göre 2 yıllık süreyle seçildik.
13:52Bizim de görevimiz Ekim 2026'da bitecek. Bir başka grup gelir, çoğunluğu alır, o kazanır.
13:59Şimdi üniversitede rektörlükleri tamamen seçimli olmaktan çıkarıp ben atayım dediğimiz zaman tabii ki barolar bu şekilde hukuku dillendirmeye başlayınca o zaman bir rahatsızlık doğuyor.
14:14Hayır barolar da biat eden kurumlar olsun dendi. Oysa ben hiçbir zaman benim eski siyasal aidiyetlerim, millet meclisindeki faaliyetlerim onlar da zaten hukukiydi.
14:26Bir hukukçu kimliği taşıyan kişi olarak ama baroda hep hukuk ortak faydasını öne sürdüm, bunu savundum.
14:33Yani bizim amacımız hukuku etkili kılmak, siyasal düşüncelerin ötesindeyiz biz, aidiyetlerin ötesindeyiz.
14:41Bunu yapmaya çalıştım. Tabii ki bu da haliyle bunca siyasallaşmış bir yargı düzeninde sal saunma hüküm üçlüsünde oldukça rahatsızlık yaratmış olmalı ki bize karşı bu şekilde sürekli hukuk dışı işlemler tezgahlanıyor.
15:03Mahkeme yargılama izni verirse süreç nasıl işleyecek? Bir de ek olarak hakkınızda bir de siyasi yasak talebi var. Bu siyasi yasak talebi bu işin hukuk ve demokrasi açısı var.
15:16Ekstra olarak sizin buradaki göreviniz ve sorumluluklarınız dışında tekrardan siyasete girmenizi de mi istemiyorlar?
15:24Şu var zaten hani bu İbrahim Kaboğlu'na yönelik bir durum değil.
15:29Bilindiği gibi 2017'de benim cumhuriyet anayasacılığının sonu olarak adlandırdığım bir kurgu oluşturuldu.
15:38Parlamenter rejim kaldırıldı, hükümet ilga edildi, siyasal karar düzenekleri tasfiye edildi, siyasal sorumluluk kavramı ortadan kalktı.
15:49Böyle olunca sistem de tasfiye edildi aslında. Bugün yaşadığımız bu sorunlar 2017 kurgusunun sonuçları.
15:58Ama bu da hükümeti sürekli kılmaya, yürütmeyi sürekli kılmaya, seçimleri sürekli kazanmaya yetmedi.
16:06Bunun da son örneği bildiğiniz gibi yaklaşık bir yıl önce 31 Mart yere seçimleri oldu.
16:12O zaman 2028 yaklaştıkça acaba 2028 seçimlerini nasıl güvence altına alabiliriz?
16:20Çünkü 2028'de bir en geç, bir siyasal münavebe olasılığı çok yüksek.
16:27Yani siyasal iktidar seçimini el değiştirecek.
16:30Fakat önemli olan sandık değil, sandık günü değil.
16:33Sandığa giden yolların açık tutulması.
16:36Şimdi burada yapılmak istenen ise demokratik toplumun elden geldiğince baskılanması,
16:42demokratik kitle örgütlerinin barolar gibi, kamu komiteliğindeki meslek örgütlerinin siyasal iktidara ters düşüyorsa,
16:52onların susturulması, işte siyaset yasaklarını değindiğiniz biliyorsunuz, yapıla gelenler.
17:002028'e daha garantici bir yaklaşımla gitmek.
17:05Yani 2028'de en geç kurulacak olan sandığı daha çok 3. Dünya devletlerinde olduğu gibi,
17:13Putin örneğinde olduğu gibi, bizim doğumumuzda olduğu gibi, Azerbaycan'da filan o hale getirmek.
17:21Kaldı ki tabi orada durum biraz daha demokratik.
17:23Çünkü hükümet var işte ise Azerbaycan'da, Rusya'da hükümet var ama bizde o da yok.
17:29Şimdi tabi ki bu büyük tasviyenin sürdüremezliği var.
17:34O nedenle saray bir yandan anayasa arayışı içerisinde, sözde bir yalancı anayasacılık peşinde,
17:42oysa var olan anayasaya saygı bile duymayan bir siyasal irade söz konusu,
17:50hem de bir tür anayasaya saygıyı talep edebilecek hukuku etkili kılmayı öne çıkarabilecek kurumların da susturulması söz konusu.
18:03Tabi ki bu konuda İstanbul varolusu tarihte olduğu gibi bugün de öncü bir kuruluştur.
18:1067 bin avukat, 147 yıl, 2 devlet, 2 kıta eşi benzeri olmayan çok büyük bir güç, çok güçlü bir birikimi var akademisyenleriyle,
18:21kıdemli avukatlarıyla, 25 bin kadar genç avukatıyla, defasa bir kurum.
18:28Bu ise ortak payda bizim öncülüğümüzde hep hukuk diyoruz.
18:33Hukuk, ulusal ölçekte hukuk, uluslararası sandartlarda hukuk.
18:38Bu açıdan tabi ki hani biz eğer bir siyasal eğilime angaja olmuş olsaydık o zaman denebilirdi ki,
18:46ya işte siyasallaştı falan o zaman hoş görelim ama hukuk deyince açıkçası Ufuk Bey,
18:53hukukun bu kadar rahatsız edici olabileceğini düşünmemiştim.
18:57Yani hukuk diyoruz, herkese lazım diyoruz, herkes için, her yerde, her zaman hukuk.
19:03Hukukun ortak ilkeleri, hukukun genel ilkeleri, ortak paydaları.
19:07Bu ise, bu ise rahatsız ediyor.
19:09Mesela 10 yıl önce ne dendi hatırlarsınız, 12 yıl önce bu bir kumpastı dendi.
19:15Bugüne benzer bir takım kurgularla karşılaştığı siyasiler, muhalifler, belediye başkanları var olar,
19:23bu bir kumpastı dendi.
19:25O zaman ben de diyorum ki bütün bunlara tanık olmuş bir anayasacı olarak,
19:29aynı zamanda siyaset bilimci olarak, ya o kumpast değildi ya bugünkü kumpast.
19:35O zaman gelin yüzleşelim.
19:38Acaba gerçekten kumpast mı yoksa dürüst davranalım.
19:44Hayır, siyasal iktidarın el değiştirmesini sağlayacak bütün şeyleri, yolları kapatıyoruz.
19:57Bunu açıkça söylemek bir dürüstlük gereğidir.
20:00O nedenle hukuka uygun davranılmayınca ahlaki ilkeler de zaafa uğruyor, dürüstlük de ortadan kalkıyor.
20:08Mesela bugün en çok yakındığımız husus kirletme, anayasal dezenformasyon.
20:14Mesela şu anda konuştuğumuz konu 20 dakikadır, yarım saattir.
20:18Türkiye'de tam bir anayasal bilgi kirliliğinin söz konusu olması ve yargının bu halkı yanıltma konusunda aratsallaştırılmış olması.
20:30Hatta iktisat, siyaset dili kirletildi iyice.
20:34Bütün bu siyasal transferler gördüğünüz gibi hangi partinin seçmenleri kime oy verdiler ve seçilen milletvekili hangi partiye gidiyor bunlar.
20:45İktisat ne oldu? Kirletildi.
20:49İşte Kartalkaya en son örnek.
20:51Hala ne yapıyoruz? Tartışıyoruz biz.
20:54Acaba sorunları yaptırıma tabi tutabilecek miyiz diye.
20:57Oysa turizmi, teşvik, turizm ve tanıtma ajansının kuruluşuna dair kanun yapılırken mecliste idim ve itiraz etmiştim.
21:08Bu kanun birçok büyük skandalı beraberine getirir bunu.
21:13Biz uzman ve özel bir kuruluş olarak düzenleyelim diye ama hayır dendi.
21:19Gerek yok ona dendi.
21:21Neye tanık olduk?
21:23Kartalkaya'da otel sahibinin aynı zamanda denetim biriminde yer alıyor olması.
21:29Böyle bir şeyi düşünemezsiniz tabi ki Batı hukuk kurgusunda.
21:35Ve haliyle bu da devletin bir yönüyle tasfiye edilmesi ve aslında kişi parti devlet füzyonu birleşmesinin sağlanması.
21:46Oysa çağdaş devlet, çağdaş hukuk devleti, anayasa bilimi, yasama yürütme yargı erkeğinin birbirinden ayrılması,
21:57yargının bağımsız olması, bağımsız yargının sav savunma hüküm üçlüsünde yani Cumhuriyet Savcılığı, barolar savunma ve yargı eşitliğinde karar verilebilmesi ölçüsünde adalet vardır.
22:13Anayasa madde 2 bizim değişmez madde olan ikinci madde adalet anlayışı üzerine yazılan bir madde.
22:20İkinci madde bildiğiniz gibi Cumhuriyet'in temel niteliklerini sıralayan madde.
22:25Demek ki Cumhuriyet'in temel nitelikleri aslında adalet mülkün temelidir kavramından hareketle.
22:32Yani adalet devletin temelidir kavramından hareketle, adalet anlayışından hareketle yazılan bir madde.
22:40Ve barolar ise bunun temel bileşeni şu anda tanık olduğumuz işlemler ve eylemler dizisi baroların ilk halka ve son halkanın kıskaca altına alınmış olması,
22:55yani savunma ve sav ve hükmün kıskaca altına, çapraz kıskaca altına alınmış olması ve bunun bir tür etkisiz hale getirebilmesi, itibarsızlaştırılması.
23:08Bunun sonucu da tabii ki adaletin Türkiye'de çökmesi olacaktır ki bu çöküntüden de herkes zarar görecektir.
23:16Bugün belki kendini daha bir korunan alan olarak alanda hissedenler bile yarın tamamen hukuka muhtaç hale gelebilirler.
23:28O nedenle ben bu konuyu bir İbrahim Kaboğlu sorununa ya da İstanbul Varosu Yönetimi sorununa indirgemekten kaçınıyorum özenle.
23:38Hiç önemli değil. İbrahim Kaboğlu'nun bu görevde kalması ya da bir başka şey olması zaten ihtiyaç yok.
23:44Biz hukuku etkili kılalım diye buralarda varız ama bizim şu andaki görevimiz İstanbul Varosu'nu korumaktır, savunmayı korumaktır.
23:54Savunmayı koruduğumuz sürece mağdur olan, hak mağduru hak ve özgürlük mağduru olan yurttaşları mahkemeler önünde etkili bir biçimde savunabiliriz.
24:04Ufuk Bey bugün Türkiye'de en çok ihlal edilen hak hangisi biliyor musunuz?
24:08Adil yargılanma hakkı.
24:10Eğer bir devlette adil yargılanma hak yani düzgün yargılanma, dürüst yargılanma, hakkaniyete uygun yargılanma yoksa o devlette adalet çökmüş demektir.
24:21Kendimizi kandırmayalım. Ben hiçbir zaman şu uluslararası kuruluş, şu devlet şöyle bir anket yaptı ona göre biz şu sıradayız demiyorum.
24:30Yaşıyoruz. Burada yaşadığımız bir gerçeklik var. Bu gerçeklik varken ben neden uluslararası bir takım kuruluşların yapmış oldukları anketlere bakıp
24:40Türkiye acaba 110. sırada mı, 151. sırada mı diye sorayım. İşte İstanbul Barosu'nun karşı karşıya bulunduğu durum,
24:49Türkiye'de adaletin sürüklenmiş olduğu olumsuz ortam ve koşulları daha açık bir biçimde, daha çıplak bir biçimde bir başka uygulama sergileyemezler herhalde.
25:02Evet. İbrahim Bey başka bir eklemek istediğiniz bir şey var mıdır?
25:07Şöyle şimdi İstanbul Barosu olarak belirttiğim gibi bütün birleşenler bizi destekliyorlar. Seçimde gelen seçimde gider.
25:17Biz buna hukuk yoluyla demokrasi diyoruz. 23 Şubat günü biz hukuk yoluyla demokrasi dersi verdik.
25:24Hukuk kuruluşu olarak Türkiye'nin en büyük, en güçlü hukuk kuruluşu olarak Türkiye'den gelen onlarca baro başkanı kar ve kışa rağmen,
25:33Avrupa'dan gelen onlarca baro başkanı ve Avrupa ölçeğindeki temsilcileri burada demek ki yerel, ulusal ve Avrupa ölçeğinde,
25:43uluslararası ölçekte hukuk yoluyla demokrasinin ne denli önemli olduğunu sonuç bildirgesi de yayınlamak suretiyle bütün topluma haykırdık.
25:55Bu bildirgemizden, bu ortak irademizden İstanbul adliyelerinin, İstanbul yargı çevrelerinin ve Adalet Bakanlığının da ders çıkartmasını bekliyoruz.
26:09Yarın çok geç olabilir pişmanlık için, tıpkı 2014 aralığından sonra 17-25 aralık sürecinden sonra,
26:19Sayın Zamanlı Sayın Başbakanı ne istediler de vermedik biçiminde bir itirafta bulunmasının artık iş işten geçmiş olması bakımından ne kadar acı bir itiraf olduğunu ortaya koymuştu.
26:36Bir cümle ile bitireyim ben mecliste iken en çok mesai harcadığım husus biraz önce oraların parçalanmaması konusunu belirtmiştim.
26:48Ama bunun yanı sıra yargıda liyakat konusu.
26:52Hakim ve savcıların göreve alınmada nesnel kurallara göre sınava tabi tutulması gerektiği çok çaba gösterdim, çok tepki aldım.
27:04Hatta mülakat sırasında eğer mutlaka mülakat yapılacaksa kamera kaydı altında yapılması gerektiğini ısrarla öne sürdüm.
27:14Bir vekil Cumhur İttifakı'na mensup, efendim dünyanın neresinde kamera kaydı altında sınav yapılıyor sorusuna karşılık dünyanın neresinde bir gecede 4 bin hakim ve savcı hapishaneye gönderildi yanıtını verdim.
27:34Eğer bu yaklaşımla bu anlayışla bu zihniyette devam ederseniz 10 yıl sonra korkarım 14 bin hakim ve savcıyı göndermek zorunda kalırız diye bir anda doğaçlama tepki gösterdim.
27:50Bunlar tabi ki telaffuz edilmesi bile son derece üzücüdür benim gibi yıllarını 10 yıllarını hukuka vermiş bir kişi olarak ama hani uyarı her zaman bence yararlı olabilir.
28:10Zararın neresinden dönülürse kârdır ben yeniden yargıyı İstanbul Başsavcılığı'nı, yargıçlarını, adliye çevrelerini bizi birleştiren tek norm tek metin anayasadır, hukuktur.
28:28Bu ortak metinden ayrılmayalım birbirimizi sevmeyebiliriz birbirimizin aidiyetleri her birimizin farklı olabilir ama tek bileşenimiz ortak faydamız hukuktur toplumsal barış içinde bu şarttır.
28:46Bunu hatırlatıyorum ve böylece Cumhuriyet Televizyonu'na da bu duyarlılığı için doğru bilgiyi izleyicileriyle paylaşma duyarlılığı için size ve sizin şahsınızda Ufuk Sepetçinin şahsında Cumhuriyet Televizyonu ailesine teşekkür ediyorum.
29:12Her zaman stüdyoya gelerek yayın yapardık ama bu kez bu yoğunluk nedeniyle olmadı umarım stüdyodan da daha ayrıntılı yayınlarımızı yapma olmalarımız olur.
29:23Biz teşekkür ederiz her zaman stüdyomuza da bekleriz çok sağ olun.
29:27Siz de sağ olun hoşçakalın iyi geceler.
29:29Hoşçakalın.
29:34Bugünkü programda İbrahim Kabaoğlu konuğumuzdu kendisiyle beraber 12 işar yıla kadar kendisi ve yönetimiyle ilgili 12 işar yıla kadar haklarında hazırlanan iddianame hakkında konuştuk.
29:46Birçok konuya değindi aslında gündeme dair birçok da yorumda bulundu.
29:51Kendisi güzel bir adalet çağrısıyla sonlandırdı.
29:54Bugünlük bizden bu kadar hoşçakalın.