• geçen ay
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘'Enflasyonu düşürdükçe alım gücünüz de artacak'’ şeklindeki açıklamasına yanıt verdi. Karatepe, “Cumhurbaşkanının ekonomi bilmediğini biliyorduk ama matematik bilmediği de ortaya çıktı. Sayın Cumhurbaşkanı… Enflasyonun düşüyor olması fiyatların düşeceği anlamına gelmiyor” dedi.
(MUĞLA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Enflasyonu düşürdükçe alım gücünüz de artacak" şeklindeki açıklamasına yanıt verdi. Karatepe, "Cumhurbaşkanının ekonomi bilmediğini biliyorduk ama matematik bilmediği de ortaya çıktı. Sayın Cumhurbaşkanı… Enflasyonun düşüyor olması fiyatların düşeceği anlamına gelmiyor" dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcıları Yalçın Karatepe ve Volkan Demir öncülüğündeki ekonomi heyetinin ekonomi turu Muğla ile devam etti.
Heyet, program kapsamında partinin Muğla İl Başkanlığında basın açıklaması gerçekleştirdi.

hbrlr1.com/ctfyttackckckl

Category

🗞
Haberler
Döküm
00:00Teşekkür ederim Sayın Başkan. Eee değerli bası mensupları biz
00:04Cumhuriyet Halk Partisi ekonomi takımı olarak eee bugün
00:07Muğla'da eee faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Sabah çok verimli
00:10bir toplantı gerçekleştirdik. Muğla'da hem turizm sektöründe
00:15iştigal eden sanayici, iş insanları eee ile bir araya
00:19geldik. Onların görüşlerini not ettik. Bu ziyaretlerimizi bize
00:23gösteriyor ki aslında Türkiye'nin gündemi eee tamamen
00:26ekonomik. Bunun dışındaki konular ııı gündemi
00:29farklılaştırmak için bilinçli bir biçimde ortaya çıkarlan
00:33konular olduğunu somut bir biçimde görüyoruz. Hakikaten hem
00:37iş dünyasının hem ııı emekçilerin, çiftçilerin,
00:40esnafın temel sorunu karşı karşıya kaldıkları ekonomik
00:44zorlukları nasıl aşırtılacağına ilişkin konular. Bunun
00:48dışındaki ııı maddelerin çok da onların ııı gündemde yer
00:53almadığını görüyoruz. Fakat gündem ekonomi olmasına rağmen
00:58bu ekonomik sorunlardan bu mevcut yönetimle ııı
01:01çıkılamayacağını ııı şimdiye kadar görüştüğümüz kesimlerde
01:05çok ııı net bir biçimde ifade ediyoruz. Çıkmamız mümkün
01:08değil çünkü onların bakış açısı bizi buradan çıkarmaya
01:11müsait değil. Konunun farkında bile değiller. Yani bu
01:15sorunların nasıl çözüleceği konusunda ııı bir yol
01:19haritaları yok. Şimdiye kadar yaptıklarının da bu sonucu
01:22vermeyeceğini net bir biçimde görüyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan
01:25yaptığı bir açıklamada demiş ki enflasyonu düşürdükçe alım
01:30gücünüz de artacak. Cumhurbaşkanının ekonomi
01:34bilmediğini biliyorduk ama matematik bilmediği de bu
01:36ifadeyle bir kez daha ortaya çıkmış olmuş. Sayın
01:39Cumhurbaşkanı enflasyonun düşüyor olması ya da düşecek
01:43olması fiyatların düşeceği anlamına gelmiyor. Örnek olarak
01:46verelim. Bugün yüz lira fiyatı olan bir ürünün fiyatı eğer
01:51bu sene içerisinde enflasyon yüzde otuz gerçekleşirse yıl
01:55sonunda yüz otuz lira olacaktır. Iki bin yirmi dört
01:59yılında enflasyonun sizin verilerinize göre yüzde kırk
02:01beş olduğunu dikkate alırsak yüzde otuza düşen bir enflasyon
02:06enflasyonun düşmesi anlamına gelecektir. Ama yüz liralık bir
02:10ürünün yüz otuz liraya çıktığı gerçeğini ortadan
02:13kaldırmayacaktır. Şimdi sizin baskladığınız ücretler düşük
02:17seviyede tuttuğunuz emekli aylıklarını dikkate aldığımız
02:20düşen enflasyonun vatandaşın hayatını nasıl rahatlatacağını
02:26ve alım gücünü nasıl arttıracağını bize izah eder
02:29misiniz? Yirmi iki bin lira olan asgari ücret
02:32değişmeyeceğine göre yüz liradan yüz otuz liraya
02:35çıkacak olan bir fiyat daha erişilebilir hale nasıl gelecek?
02:39Bunun matematiğini kamuoyuyla paylaşırsanız biz de öğrenmiş
02:44oluruz. Fakat bir ikizat hocası olarak ııı üzerinde ben uzun
02:47zamandan beri çalışıyorum. Böyle bir ilişki söz konusu
02:50değil. Enflasyonu düşürmek yeterli değil ama aynı zamanda
02:54vatandaşın alım gücünü arttıracak cebine giren para
02:58miktarını çoğaltacak işler de yapmanız gerekir. Bu konuda
03:02kamuoyunun sizden bir beklentisi kalmamıştır. Biz
03:05iktisatçılarının refah olarak tanımladığımız yani enflasyonun
03:09üzerine ne kadarlık bir pay koyduğumuz ifadesine baktığımız
03:14zaman sizin yönetiminizin vatandaşa yönelik ne kadar
03:18cimri davrandığını meclisten geçirdiğiniz en düşük emekli
03:23aylığı rakamından net bir biçimde görebiliyoruz. Iki bin
03:27yirmi dört yılı sonunda on iki bin beş yüz lira olan en düşük
03:30emekli aylığı meclisten geçen yasa ile birlikte on dört bin
03:35dört yüz altmış dokuz lira olarak duyuruldu. Çok ilginç
03:39bir rakam değil mi? On dört bin dört yüz altmış dokuz. Nasıl
03:43hesapladılar diye baktığımızda şunu net olarak görüyoruz. On
03:46iki bin beş yüz lirayı son altı ayda ortaya çıkan yüzde on beş
03:51virgülü yetmiş beşlik enflasyon oranıyla artırdığınız zaman
03:55ulaşacağınız rakam on dört bin dört yüz altmış sekiz lira
03:59yetmiş beş kuruş eder. Fakat meclisten geçen kanuna
04:03baktığımız zaman dört yüz altmış sekiz lira yetmiş beş
04:06kuruş değil dört yüz altmış dokuz lira olarak bunun
04:09duyurulduğunu yasalaştığını görüyoruz. Yani refah payı
04:13olarak Erdoğan'ın emeklilere reva gördüğü rakam yirmi beş
04:17kuruş. Yirmi beş kuruşu sizin refahınızı arttıracağına inanan
04:23bir siyasi iktidarla karşı karşıyayız. Şimdi size reva
04:28gördükleri bu artışı bir de düştüğünü söyledikleri ama hala
04:32yüksek seyreden enflasyon rakamını birlikte
04:34değerlendirdiğimizde aslında enflasyonun düşüyor olması ya da
04:39düşecek olması sizin refahınızda bir artışa yol
04:43açmayacaktır. Yapılması gereken şey bellidir. Gelirlerin
04:46artmasını sağlamak lazım. Çalışanın cebine giren para
04:50miktarını arttırmak gerekir. Emeklinin, emekçinin cebine
04:54giren para miktarını arttırmak gerekir. Esnafın iş hacmini
04:57arttırmak gerekir. Çiftçinin maliyetlerini düşürüp sattığı
05:01ürün üzerinden gelir sağlamasına imkan vermek
05:04gerekir ki bizim vatandaşlarımız bir nebze
05:09nefes alabilsinler. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptı
05:12açıklamada işte biz iktidara geldiğimizde IMF'ye şu kadar
05:16milyar dolar borcumuz vardı. Bakın biz artık IMF'ye borcu
05:19olmayan bir ülkeyiz. Eee nasıl da ödedik. Bize tekrar para
05:23vermek istediklerinde biz bunları istemiyoruz gibi
05:25ifadeler kullanmış. Bunu ilk kez kullanmıyoruz. Geçmişte de
05:28zaman zaman bunu söylerdi. Doğru IMF'ye olan borcunuzu
05:33ödediniz ama IMF'ye ödediğiniz borcun on katından daha fazla
05:36döviz cinsinden kamu borcuna sahip hale geldiniz. Bu
05:41gerçeği nasıl gizleyeceksiniz? Sizin kime ne kadar borcunuz
05:46olduğundan ziyade toplam borç rakamınıza bakmak lazım. Sizin
05:50yönettiğiniz yirmi iki yıllık dönemde kamu borcu döviz
05:53cinsinden de inanılmaz derecede artmıştır. Bu dönemde sadece
05:57borçlanmadınız aynı zamanda Cumhuriyet döneminde inşa
06:00edilen ne kadar kamu varlığı varsa onların tamamını satıp
06:04oradan elde ettiğiniz gelirdi de hunharca harcadınız. Siz
06:08IMF'ye borcunuzu kapatmakla ııı övünemezsiniz. Siz bugün
06:13Türkiye'yi bir karşı karşıya bıraktığınız bu derin borç
06:17stokuyla ııı nasıl mücadele edeceğiz konusunda fikirleri
06:21kamuoyuyla paylaşmanız gerekir. Ama siz borç ödeyen değil, borç
06:26biriktiren bir iktidarsınız. Bunu da verilerden net bir
06:29görüyoruz. Tabii sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan değil,
06:31MhM Şimşek'te Londra'da yaptığı sorunu da çok ilginç bir
06:34açıklama yapmış. Iıı yani ben ilginç buluyorum. Çünkü şimdiye
06:38kadar yaptıkları uygulamalardan ııı farklı bir tespitle, tespit
06:44sözcüğünü tırnak içerisinde kullanıyorum. MhM Şimşek'in
06:46bulunduğunu görüyoruz. Diyor ki MhM Şimşek alıntılı olarak
06:51okuyorum ki bir yanlış anlaşılma olmasın. Dezenflasyonu
06:54sadece talep yönünü politikalarıyla değil, gıda,
06:57konut, enerji gibi birçok alanda az yönlü tedbirlerle
07:01destekleyeceğiz. Şimdi Sayın Şimşek İngilizce bildiği için
07:06onun anlayacağı dilden ifade edelim. Good morning after
07:09supper sayın bakan. Günaydın. Biz iki yıldan beri ne
07:14söylüyoruz siz bakan olduğunuzdan beri? Enflasyonla
07:17vatandaşı yoksullaştırarak mücadele edemezsiniz.
07:22Geldiğimiz yerde bunun başarısız olduğunu gösteriyor.
07:25Yüzde otuz dokuz buçuktan aldığınız enflasyonu yüzde
07:29kırk beşe çıkardınız ve bakın ne kadar başarılıysa enflasyonu
07:32düşürdük açıklaması yaptınız. Şimdi Londra'da yaptığınız
07:35açıklamadan anlıyoruz ki vatandaşın yoksullaştırmasının
07:40enflasyonla mücadelede beklenen sonucu vermeyeceğini düşünmeye
07:45başlamışsınız. Biz size zaten bunu yıllardır söylüyoruz.
07:48Sorun vatandaşın çok para harcamasında değildi. Türkiye'de
07:52talep kaynaklı bir enflasyondan zaten
07:54bahsedemezdik. Insanlar temeli ihtiyaçlarını karşılamakla
07:59zorlandıkları bir dönemde neyin aşırı talebini oluşturacak da
08:03fiyatların artmasına yol açacaklar. Dolayısıyla arz
08:08yönlü konulara bakıyor olmanız sevindirici, geç kalmış bir şey.
08:12Keşke bizim söylediklerimizi zamanında dinleseydiniz. Bugün
08:16Türkiye ne bu kadar yüksek enflasyon sorunuyla ne de bu
08:19kadar derinleşmiş bir yoksulluk sorunuyla karşı
08:22karşıya kalmaz idi. Ama ııı biz biliyoruz ki bu iktidarın ııı
08:27Türkiye ekonomisini ııı içinde bulunduğu sorunlardan çıkarma
08:32ihtimali bulunmuyor. Bu sebeple bu çağrımızı buradan bir kez
08:36daha yenilemek isterim. Bir an önce seçim sandığı vatandaşın
08:39önüne konulmalıdır. Ve vatandaşa şunu sormalıyız. Siz
08:43AKP iktidarının yol açtığı yoksullukla ekonomik krizlerle
08:47devam etmek istiyor musunuz? İstemiyor musunuz? Bunun
08:50yanıtının ne olduğunu çok net bir biçimde biz biliyoruz.
08:52Sadece biz bilmiyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan da
08:55bildiği için sandıktan kaçıyor. Artık sandıktan kaçamayacaksınız.
09:00O sandık bir an önce bu halkın önüne gelecek ve halkımız
09:04yüksek sesle sizinle devam etmek istemediklerini artık
09:08içinde bulundukları yoksulluk, sefalet, ekonomik krizlere dur
09:12demenin vakti geldiğini ııı oylarıyla sandıkta güçlü bir
09:16biçimde gösterecektir diye düşünüyoruz. Teşekkür ederim
09:19sayın basın mensupları.
09:23Sözü Genel Başkan Yardımcımız Sayın Volkan Demir'e veriyoruz.
09:28Çok teşekkür ederim. Değerli basın mensupları bugün Muğla'da
09:33ekonomi takımı olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz.
09:35Bir kısmını bitirdik, bir kısmını öğleden sonra devam
09:38edeceğiz. Ancak ııı görmekteyiz ki ııı yaklaşık on sekiz il ııı
09:43bir buçuk ayda ziyaret ettik, çalışmalar yaptık. Ancak
09:46görmekteyiz ki hükümet bazı konuların konuşulmasını
09:49istemiyor. Onun için de devamlı suni gündemler yaratıyor. Bu
09:53suni gündemlere tabii ki cevaplarımızı veriyoruz.
09:56Demokratik ve hukuk çerçevesinde. Ancak Türkiye'nin

Önerilen